bayram gelmiş

BAYRAM GELMİŞ

  • Köydeyken gelip de bizde epey bir zaman misafir olan bir şeydi, bayram. Zamanla ateş almaya gelen yakın komşu, şimdilerde ise yolda karşılaştığım ayıp olmasın diye ‘merhaba’ deyip geçen bir yabancı gibi…
  • Galiba bayram sadece sılada yaşanan bir şeydir artık. O da artık ‘eh işte’ makamındadır belki de. Gurbette ( gerçi sıla da artık gurbet gibi) bayram mı olurmuş zaten! Eş dostla beraber olmaktır, bayram. Arife günü mezarlığa gitmektir, sabah erken kalkıp dolaptan sütlaç aşırmak, filinta gibi giyinip, evin erkekleriyle bayram namazına gitmek, eve gelince de annenin elini öpebilmektir, sımsıkı sarılabilmektir ona, bayram. Şeker toplamaya gelen çocuklara şeker tutmak, kolonya dolaştırmaktır misafirlere. Misafirlikte ‘çok yedim ben almayayım’ deyip bir lokmada yutmaktır tatlıları. Şeker topladığın sokakları tekrar aynı heyecanla gezmektir, yılda bir kere gördüğün konu komşuyla hasbihal etmektir, karşılaştığın çocukların kimin çocuğu olduğuna dair tahmin yürütmektir, bayram. Velhasıl çok şeydir bayram memlekette.

  • Sıladan uzakta bayram; beklemektir kapının ardında, bir elinde şeker, bir elinde kolonya, gelmeyeceklerini bile bile. Telefon açmaktır uzaktaki sevdiklerine, gözün yaşlı. Erken uyanmak, güzel kıyafetler giymek, bayram namazına gitmek zül gelir. Uyumak istersin, bayramdan hesap sorarcasına, uyumak, uyumak. Yorganın altında saklanmaktır, uzakta bayram. Sessizliktir, biraz da kaçış, insanlardan. Buruk bir tebrik mesajı yollamaktır, istemsiz ve ciddi bir mesaj. ‘Bayramınız kutlu olsun. Şeker tadında bir bayram diliyorum.’ falan filan. Şekerlerin tadı mı kaldı, bayramların tadı olsun!
  • Büyümüş olmanın verdiği bir karamsarlıktır bunlar hep. Biz büyüdük ve dünyanın kirli bir şey olduğunun farkına vardık diyedir, şikâyetimiz.

    Click to comment

    Leave a Reply

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    To Top