Eğitim-Rehberlik

ÖĞRENCİLER NEYİ ÖZLER

Haber bültenlerinde ‘Milyonlarca öğrenci okula dönmek için heyecanla bekliyor’ haberleri geçmeye başladı. Ben bu konuda pek emin değilim. Yani çocukların okulun açılışını dört gözle beklediklerinden. Kendime ‘Bir çocuk okulu neden özler?’ diye soruyorum. Çözeceği sorular için mi heyecanlıdır? Saatlerce sandalyede oturacağı için mi? Merak etmediği bir yığın bilgi öğrenmeye zorlanacağı için mi? Dört duvar arasında bahçesiz bir alana tıkıştırılmak için mi? Okuldan kurtulup eve gittiğinde bile, peşinden gelen, ailesi ile arasını bozacak ödevlerle boğuşacağı için mi heyecanla beklemektedir? Hadi canım siz de…

Heyecanlı olanlar varsa; ebeveynler, öğretmenler, kantinciler, servisçiler, siyasiler, patronlar ve kırtasiyecilerdir. Bana soracak olursanız haberlerdeki özne değişse daha doğru olacaktı.

Biz öğretmenler, heyecanlıyız, çocuklar gelecek ve onlara ne kadar akıllı olduğumuzu gösterip sınıfta patronluk taslayacağız. Bu sayede egomuzu tatmin edeceğiz. Ne kadar iyi öğretmen olduğumuzu göstereceğiz herkese ‘bakın benim sınıfım ne kadar da akıllı, uslu uslu oturuyor hem denemelerde çok iyiler’ diyeceğiz.

Kantinciler ve servisçilerin sevinme sebebi belli. Siyasiler ve patronlar ellerini ovuşturuyor; işçilerimiz/seçmenlerimiz yetişiyor, sıkılmayı ve itaat etmeyi öğrenip itiraz edemeyecek hale geliyorlar, diye.
Evet tamam, özledikleri bir şeyler var. Okul o kadar da kötü bir yer olmak zorunda değil. Çocuklar arkadaşlarını ve onlarla teneffüste oynamayı özlemişlerdir. Bir de varsa onları seven, meraklarını tetikleyen, ayrıştırmayan, tek tipleştirmek için uğraşmayan, dizlerini kırıp otursunlar, yalnız beni dinlesinler demeyen, küçük afacanlıklarını saygısızlık olarak algılamayıp bu durumlara gülebilen öğretmenleri varsa onu özlemişlerdir. ‘Ve gayrısı laf’ı güzaf…’

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top